Hayat Bir Maraton

AMSTERDAM MARATHON 2015
Geçen Pazar Amsterdam Maraton yarışına katıldım.

İlk defa 42km 195m koştum. İlginç ve  zor bir tecrübe oldu.
Evet, son 4 aydır koşuya hazırlanıyordum, dizimi fazla zorladığım için maalesef biraz hasar ile başladım koşuya. 11.km´de yolun dar olmasından mı kalabılık tan mı bilemiyorum, düştüm. Dizim ve kolum kanadı ve pansuman yapıldı. Bir an koşuya devam edemeyeceğim diye moralim bozuldu.. Baktım ayaktayım ve deneyeceğim dedim kendi kendime. Tekrar başladım koşmaya, 10 km´de bir olan su istasyonlarında 1-2 dakika durdum, su içtim ve muz yedim.

Maraton koşan herkesden dinlediğim; 30 km duvarı… 30 km´den sonra duvara çarpma olduğunu anlatıyorlardı. Baktım yarışta 30 km´deyim ve duvar nerede derken, 30 km ile 40 km arası hızım hayli düştüğü halde hala koşuyordum. Ama bacaklarımı ve ayaklarımı hissetmeden… Sanki uçuyordum. Uçarak koşuyorum hissi vardı. Çok garip bir duyguydu. Koşan ben değildim. Koşan Özlem’i ben dışardan izliyordum…

Son 4 km´de Adım Adım’dan birisi yaklaştı yanıma ve benimle koşarak ve konuşarak bana destek oldu. Nasıl iyi geldi, yalnız olmadığımı bilmenin enerjisiyle son 1 km´de hızımı da artırabildim. 5 saat 5 dakikada Maraton’u bitirdim. Aralarda dinlenerek ama koşarak bitirdim.
Düşmeseydim ve her su istasyonunda durup bir kaç dakika dinlenmeseydim çok daha önce bitirebilirdim.
Bir daha maraton koşacak mıyım?  Bilmiyorum :)

Hayat bir maraton; plan yapıyoruz. Planlar tutmuyor. Düşüyoruz. Düştüğümüzde hemen ayağa kalmak ve devam etmek önemli.
Yaşam koşturmacasının içinde ara vermek ve dinlenmek lazım. Kendimizi dinlemeyi unutmamak…
Ama yola devam etmek ve pes etmemek…

Yanımızda güveneceğimiz insanların olması, sevgiden güç alarak koşmak…

Bir cevap yazın