Yeni yıl öncesi...

Güzel bir temizlik yaptık.

Sadeleşiyoruz.

Değişiyoruz...

Dünyamızda hızla her şey değişiyor;  politikalar, yeme ve içme alışkanlıklarımız, yaşantımız, sanal-sosyal medya içinde varoluşlarımız, alışkanlıklarımız... Hızlı bir değişim ve dönüşüm içindeyiz.

Acaba yaşanılan bu hızlı değişimin ne kadarını içselleştiriyoruz ve hayatımıza alıyoruz, kullanıyoruz? Ne büyük sorular değil mi?

Bu soruları da soruyor muyuz acaba kendimize?

Bu hız içinde durup, soru sormaya vaktimiz var mı?

Bu dönüşüm ve değişim içinde tasarımcı olarak bana en çok sorular sorduran, tasarladıklarımı üretme aşamasında beni duraksatan konular; 

          .  Üretim süreçlerinde insan ve doğa kullanımı

          .  Sertifikalı tohum meselesi

          .  İklim değişiklikleri

Şimdi sesinizi duyar gibi oluyorum; Tasarımcı olarak senin tohum ve ilkim değişiklikleriyle nasıl bir ilgin olabilir diye. Atalık tohum meselesi hepimizin çok çok büyük bir sorunu. Sanki her gün yediğimiz yemeklerin tohumlarıyla oynanmamış gibi; afiyetle, düşünmeden yemeye devam ediyoruz. Dolaylı olarak bizim de genlerimizle oynanıyor. Ne yapıyoruz bunun için? Bu soruyu ve yanıtlarını okuyor ve ucundan da olsa bir adım atıyor olmayı görmek istiyorum. İklim değişikliği ve yetiştirdiğimiz tohumlarla tasarladıklarımız ve arkasından ürettiklerimiz çok ilgili.

 

Şimdi içinizden neler geçirdiğinizi duyar gibi oluyorum. Haaaa “Tasarım ile dünyayı kurtaracağını düşünüyor herhalde...” diyorsunuz, değil mi?

Hayır, tek başıma ve tasarım ile bunu yapmak değil de ürün tasarlarken ve üretirken içimde olan kaygıları paylaşmak niyetim. Bu paylaşımla birlikte enerjilerimizi nasıl birleştirebiliriz? Birliktelik ile nelere soru işareti koyabiliriz?

Derdim bu soruları önümüze koymak...

Yerken, alırken, düşünürken ve üretirken bir daha düşünmek?

Paylaşırken büyümek...

 

Tabii ki bir yandan günlük iş yaşamımızdaki kaygılar ve dünyamızdaki problemler derken baktım, 13 yıllık firmamda ne çok şey tasarlamışız ve üretmişiz. Projeler yapmışız.

Bazı koleksiyonlarımızı daha çok ülkeye ve kişiye ulaştırmışız ve bazılarını kendimize saklamışız adeta...

2016 yılının sonuna yaklaşırken yeni bir çizgi çekelim ve hafifleyelim istiyorum.  Yolumuza 2 koleksiyon ile devam ediyoruz.

MOZAİK, KAİROS

 

Bundan sonra bizden daha çok:   

Sürdürülebilirlik adına;

. Tarihi Yarımada’da: Tasarım ve geleneksel üretim

. El üretimi porselen

. Doğaya ve insana saygılı üretim

konularını tekrar tekrar duyacaksınız. 

 

Atalık Tohumlar ve İklim Değişikliği konularında öğrendiklerimizi de paylaşıyor olacağız.

 

Çok düşünüp iyi tasarlamak ve üretim yaparken doğayı ve insanı korumak niyetini hep aklımızda tutmak istiyoruz.

Böyle olunca tasarlayıp ürettiklerimiz zamansız olsun istiyoruz.

Şehir, tarih, kültür, tasarım, üretim ve paylaşım  hikayelerimiz sizinle büyüsün ve gelişsin. Hatta sizlerin kullanımı ile yeni tasarımlara dönüşsün istiyoruz.

 

En önemlisi de daha az üreterek, keşif yapacağımız, bilgi paylaşacağımız ve birlikte düşünüp, öğreneceğimiz atölye çalışmalarında sizlerle birlikte olmak istiyoruz.

 

 

Özlem Tuna 

Yorumlar (1  Yorum)

Yorumunuzu Ekleyin

Burcu Arslanbulut   02 Aralık 2016 Cuma

Çok güzel bir yazı... Tebrik ederim.