Extra Görseller

“Türk kahvesini geleneksel yöntemin dışında, Avrupalının da kahve alışkanlıklarına uyacak bir yöntemle hazırlayabilecek bir makine üretme hayali” Telve’nin bir sonraki ürün ailesinin oluşmasında başlangıç noktası… Espresso pişirme kolaylığında fincan içine hazırlanan Türk kahvesini ulusal ve uluslararası ölçekte kolaylaştırmayı başaran bir çözüm önerisi… Kendi tasarım ve ar-ge gücü ile kullanıcılara yenilikçi ürünler ulaştırmayı başaran Arçelik bünyesinde ekip ruhu ile çalışmayı benimsemiş Endüstriyel Tasarım Direktörü Serdal Korkut Avcı ve Küçük Ev Aletleri & Kullanıcı Elektroniği Tasarım Yöneticisi Nihat Duran ile bir fincan kahveyi bahane edip bir araya geldik.

Kahveyi bahane edip sizinle bugün bir araya geldik. Sizin hayatınızda kahvenin nasıl bir yeri var?

Serdal Korkut Avcı: Kahveyi sabahları uyanmak için içiyorum. Türk kahvesi uyanmak için biraz sert geldiğinden sabahları diğer kahveleri tercih ediyorum. Türk kahvesinin sakinleştirici ve sohbete bahane yaratan bir kahve olduğunu düşünüyorum ve akşamları yemek sonrası içmeyi seviyorum.

Telve yenilendi, tasarım ekibiniz ile tasarım tanımı üstünden bir önceki nesil Telve'den ayrıştırmak istediğiniz tarafları nelerdi?

Serdal Korkut Avcı: Bu konuda tasarımcı arkadaşım Nihat’a sözü vereyim. Biz kahve makinesi tasarım sürecine çok önce başladık. 2001-2002 yıllarında temel konsept oluştu. O zamanlarda pazarda kendine yer bulmaya çalıştı. Belirli bir yer edindikten sonra da insanların bunu hem evlerinde, hem de ticari kuruluşlarda kullanmaya başladığını ve hatta kahve zincirlerinde dahi Telve’nin kullanıldığını gördük. Dolayısıyla farklı bir yöntem ile güncelleştirebilir miyiz sorusuna yanıt aradığımız bir beyin fırtınası sürecine girdik. Ve çok sayıda fikir oluştu. Bu aşamadan sonrasını Nihat anlatsın .

Nihat Duran: İkinci nesil Telve’nin tasarımı için benim bulunduğum ekip ve Ar-Ge ekibi, ortak çalışmaya başladık.  Farklı kimliklere bürünebilecek bir ürün istedik. Telve’nin insanların mutfaklarına göre özelleşmesini istedik. Başka bir ürüne benzemeyen, tasarımı ile eşsiz olan, üretimi çağrıştıran detaylarının(vida, kalıp birleşim, havalandırma... vb.) gizlendiği, kolay boyanan veya kaplanabilen bir ürün tasarlamak başlıca hedeflerimizdi.

Serdal Korkut Avcı: Monoblok bir obje olarak görünürken güncel çizgileri de barındırması yönünde bir arzumuz vardı. Farklı malzemelerle görsel rahatsızlık yaratmayacak şekilde kaplanabilmesini istiyorduk.

Nihat Duran: Bu da pek kolay değildi elbette. Vidaları atın, kalıp birleşim detaylarını gizleyin, kalıbı zorlayıcı şartlarda çalıştırın diyoruz. Bunu iyi bir ekip çalışması ile başardık. Tüm detaylar, üst kapağın altında gizli. Piyasada yok, ancak ahşap, deri gibi farklı versiyonlarını da tasarladık. Değişen kullanıcılara hitap edecek ürünler tasarlandı. Birçok uluslararası ödül sistemine de başvurduk. Evrensel bir tasarıma imza atmış olduk.

Serdal Korkut Avcı: İlk önce bir form tasarımı yapıldı, görselleri değerlendirildi. Uygulama olarak, son ürün algısı tasarım olarak zamansız olmalı, eskimemeliydi. Bu algıyla tasarım bir daha gözden geçirildi. Nihat, tasarım sürecinde bir aile oluşturmayı önemli gördü. Hangi versiyonlarını yapacağımıza dair bir çalışma da yürütüldü. İlk nesil Telve evde kullanım için yapıldı.  Zamanla ticari kuruluşlarda da kullanılmaya başlandı. İki cezveli versiyondan sonra tek cezveli versiyon yapıldı. Yeni nesil için araştırma yapılırken, önceki modellerin satış profillerinden analizler yapıldı. İlk tasarlanan versiyon çok tercih edildiğinden tekli Telve oldu. Ar-ge ve mekanik tasarım ekibimiz de ilk çıkmasını istediğimiz versiyona odaklanarak aşama aşama ilerledi. Tekli Telve’nin ardından, özgün Kapsüllü Telve çıktı. Başvurulan ödül sistemlerinden de iyi haberler geldi, Türkiye’ye ilk defa IF Gold Design Award getirdik.

Bir tasarım ekibi yönetmek, üyesi olduğunuz kurumun tasarım dilinde rolünüz büyük olsa gerek. Bu konuda zorluklar ile karşılaştığınızı düşünüyoruz. Bir de işin ar-ge tarafı kadar, üretim, lojistik, pazarlama gibi süreçte rolleri olan diğer departmanlarla ortak paydada kesişmek var…

Serdal Korkut Avcı: Tasarım Arçelik için çok önemli. İşini ciddiyetle yapan ve kendini geliştiren bir tasarım ekibimiz var. Önümüzdeki dönem için de büyüme planlarımız var. Hem ulusal hem de uluslararası. 10 markamız var. 100’ü aşkın ülkede operasyon yürütüyoruz. Bir markanın anlatmak istediği temel değerleri tasarlayıp, ürünleştiren bir ekibiz. Tasarım süreçlerinde fikirlerin çatışması gerekir. Anlayışların gelişmesi gerekebiliyor. Mümkün olduğunca tutarlı bir lisanı tasarımınız ile ifade edebilirseniz, marka için algılar da tutarlılığını ve sürekliliğini koruyabiliyor. Bazı ürünleri farklı ülkelerde farklı markalarla sunma stratejisini kullanabiliyoruz. Orada da tasarım önemli,  “neyi değiştirebilirsek daha iyi olabilir?”, sorusunu yanıtlıyoruz. İş modeline bakarsanız, evin içinde hayatı kolaylaştıracak her türlü ürün yapıyoruz. Tüm bu ürünlerin, görsel tasarımı, üretimde kullanılacak malzemelerin seçimi, ürünün hikayesi ve kullanım senaryosunun kurgulanması da tasarım ekibinin elinden geçiyor.

Tasarım grubu ürün teklifini detayları ve kullanım senaryosu ile oluşturduktan sonra ürünün ilgili Ar-Ge ekipleri ile beraber var edilmesi önemli bir süreç. Nihat’ın tasarımını anlattığı kapsüllü Türk kahvesi makinesi Ar-Ge ile ortak yürütülen örnek bir proje. Çünkü tasarım grubunda her bir kişi, aynı anda birden fazla ürün ile ilgilenmek durumunda olabiliyor. Aynı şey Ar-Ge ekibi için de geçerli. Bulaşık makinesi, çamaşır makinesi gibi farklı gruplarının farklı ar-ge ekipleri var. Tasarım grubu olarak, ürünlerin eşsizliğini sağlamak ve yenilikçilik için ciddi emek veriyoruz. Form tasarımının yanında kullanıcı deneyimini de tasarlıyoruz. Bu konuda tarifler yapıyoruz, sürece dahil oluyoruz. Ancak farklı nedenlerden dolayı sonuç her zaman tam istediğimiz gibi olamayabiliyor.   Telve, %99’a yakın şekilde tasarlandığı hali ile üretildi diyebiliriz.

Yeni nesil kahve zincirleri ile ilgili yorumunuzu merak ederiz…

Nihat Duran: Ben yeni nesil kahve zincirlerini destekliyorum. Bize bazı raporlar geliyor. Türk kahvesi, Uzak Doğu dahil birçok ülkede yükselen bir trend, bunda talebin artması ve kahve dükkanlarının büyümesi de önemli etkenler. Ben Türk kahvesinin Avrupa’da da yaygınlaşmasını istiyorum. Belki de bu makine buna ön ayak olacak. Çünkü espresso gibi hazırlıyorsunuz.

Serdal Korkut Avcı: Sosyalleşme trendleri şu an itibariyle kahve dükkanlarından yükseliyor. Bunlar tek başlarına değiller, ‘‘Shop in Shop’’ da gerçekleşebiliyorlar. Bir satış mağazasının içinde konumlanan kahveciler de var, alışverişe ara verip kısa süreli sohbet etmeniz için… Bu daha çekici belki de. Türk kahvesinin daha hızlı hazırlanıp, ritüellerden geçmeyip espresso gibi verilebiliyor olması, o tadı sevenler için de yeni bir mecra oluşturacak.

Yorumlar (0  Yorum)

Yorumunuzu Ekleyin

İlk yorumu siz yapın!